Birbirinize zulüm etmeniz haramdır

 

15. Recep 1428 / 29. Temmuz 2007

Mevlana Şeyh Nazım Hakkani, Lefke, KKTC

 

Bismillahirrahmanirrahim

 

 

Ben zulmü kendime haram ettim.

Hadis-i Kudsi

 

Hatem-ül Enbiya olan Peygamberimizin yolundan gitmek zorundasınız.

 

As-salâm kablel-kalâm. Konuşmaya başlamadan önce selam veriniz.

 

Meded, yâ Sultânul-Evliyâ’, Meded, yâ Ricâlallâh!

Manevi himayeye talip olunuz! Kendinize güvenmeyiniz! Bizler sadece iki nefes arasındayız.

 

Kime güveniyorsunuz, kimsiniz?

“Kimsiniz Siz?”

“Ben başbakanım, ben bir VIP*’yim” 

*(VIP:Very Important Person – Çok Önemli İnsan – Çevirmenin notu ) 

“VIP misiniz? Siz tuvalete gitmez misiniz?”

“Bunu hiç düşünmemiştim”

“Tuvalete gitmeyip yatağınıza mı edersiniz?”

“Ben çok önemli bir insanım böyle bir şey nasıl olabilir?”

 

Tüm bu insanlar üzerlerindeki üniformalarla, kılık kıyafetleriyle aynanın önüne geçerler, bakarlar ve derler ki: ”Göbeğim çok çıkmış. Biraz diyet yapmam lazım, kadınlar bu halimden hiç hoşlanmazlar çünkü. Biz VIP’yiz eğer zayıf olursak yine kadınlar bize bakmazlar, başka şeylere bakarlar.”

(Şeyhimiz burada kızıyor)

“Ey Ahmaklar uyumayın, ey akılsız insanlar! Buraya sinema seyretmeye mi geldiniz?”

 

VIP insanlar… “Bizler VIP’leriz, bundan dolayı nasıl göründüğümüze bakmalıyız. İnsanlar bize bakarlar acaba VIP miyiz diye.” 

Hayır, ben böyle düşünmüyorum. İnsanlar VIP olup olmadığınıza bakmazlar. Eğer bir şey isterlerse gelirler ve eğilerek şöyle söylerler : “Ey patronumuz, Ey VIP’miz”

 Ey insanlar. Bize bunun için bir şey vermelisiniz!“

 

Euzü Billahimineşeytanniracim! Bu kötü düşüncelerden kurtulmalıyız! Şeytan insanları kandırmak için bir sürü vesvese veriyor. Diyor ki: “ Siz sıradan insanlar değilsiniz. Siz VIP’siniz.”

 

Ben de diyorum ki: “ VIP’misiniz? Tuvalete gitmez misiniz? Tuvalete giden biri nasıl önemli insan olabilir?

Kendinizi nasıl gördüğünüzü fark edin ve bunu değiştirin. Herkes bunu yapsın. Allah bizi affetsin.

 

Euzü Billahimineşeytanniracim! Şeytandan kaçın, şeytanın vesveselerinden uzaklaşın. İnsanlar şeytanın nazariyelerini, fikirlerini takip ediyorlar ve de şeytan onları VIP yapmaya çalışıyor ve diyor ki:  “VIP olmaya çalışın”, çünkü şeytan da cennette bir VIP olmak istiyordu. Ancak engellenip ona yasaklanınca ve bu şeref Adam A.S.’a bahşedilince çok kızdı ve dedi ki: “Bu şerefe ben nail olmalıydım. Rabbime bu kadar hizmet etmiştim. Daha fazla öğrenmek için çabalamıştım…. Peki neden? Kainatta bir VIP olabilmek için! Ve şimdi Sen yeni bir mahluk yarattın ve Diyorsun ki: “ Sen bir VIP’sin, ey melekler ona secde edin!”

 

İşte bu yüzden kovuldu! Tüm ümidi kâinatın başı olmaktı. VIP olmaktan da ötesi. Kainatın başı! Allah, Âdem A.S. ve onun nesline bu şerefi verince şok oldu.

Hala bu şokun etkisinde ve kendisine gelemiyor. Kendine bakıp şu soruyu hiç sormadı: “Kimim ben hakikaten? Niye ben bunu istiyorum? Yaradanıma karşı nasıl davranıyorum? Doğru Olmadığını nasıl söylerim?”

 

“Estagfirullah, O hala kendi vesveseleri yüzünden sarhoş. Hala Kainatın başı olabileceğini düşünüyor. Bu onu sarhoş ediyor. Hesap günü gelinceye ve Müminler cennete girinceye, şeytan da taifesiyle beraber cehennemi boylayıncaya kadar bu sarhoşluğu gitmez.

 

Kadir-i Mutlak Allah’ın bize bildirdiği bir haber var. Şeytan Cennetin kapısına getirtilir ve ona sorulur: “ Bak seni Cehennem’den kurtaracağım. Cennete gireceksin. Bunu ister misin?”

“Evet isterim”

“Adem’i çağır o zaman, buraya gelsin!”

Adem A.S. Cennetin kapısına gelir ve o sırada ilahi hitap duyulur: “Ey şeytan! Cennete girmek istiyorsan ve ateşten kurtulmak istiyorsan, işte Cennet kapısının bekçisi olarak Adem burada, ona secde et ve gir içeri!”

 

Şeytan yerinden öle bir zıplar ki (yerden göklere kadar) ve der ki: “Adem içerde olduğu sürece asla içeri girmeyeceğim!”

 

Bir zamanlar peygemberimize selam gönderen bir Zahid şöyle demişti: ”Hatem-ül Enbiya olan peygambere benden selam söyleyin! Onu ziyaret edeceğim. Ancak o yanındakiler, yanında bulunmazlar ise her sene gelip onu ziyaret edeceğim.” Bunu söyleyen kişi sahabelerden memnun değildi.

Bu şeytanın mirası olan kötü bir özelliktir. Şeytan ne demişti: “ İçeri girmeyeceğim. Adem orada olduğu sürece içeri girmeyeceğim. Bunu kabul etmiyorum.” ve gerisin geriye Cehenneme geri döndü.

 

Ey Müminler, şeytanı takip etmeyin. Şeytan insanlara meşakkat verir. Peygamberimizin haber verdiği bir hadis var. “Kıyamete yakın zamanlarda insanlar birbirleriyle ve milletler kendi kendileriyle savaşacaklar.”  

Önce Milletler birbirleriyle savaştılar ancak son günler yaklaştığında bu sefer kendi kendileriyle savaşacaklardır. Bu kıyametin bir alametidir. Önce Araplar ve Türkler sonra Pakistanlılar?

 

Evet, Pakistanlılar. Onlar hep birinci sınıf Müslümanlar olduklarını düşündüler!

Diyorum ki: “Hangi amaçla? Niye öldürüyorsunuz? Niye yapıyorsunuz? Günahsız insanları öldürmek en büyük günahtır. Sebepsiz yere bunu nasıl yaparsınız? Düşündünüz ki” bizler birinci sınıf Müslümanlarız, biz savaşırız!” Kime karşı savaşıyorsunuz? Şeytana karşı mı, Müslümanlara karşı mı, Peygambere karşı mı?

 

Resullullah SAS. doğruyu söylemişti: “ Son günler yaklaştığında milletler kendileriyle savaşacaklardır.”

Onlar başkalarıyla değil kendileriyle savaşacaklar. Ne diye?

 

Kadir-i Mutlak bu konuda bir şey söylüyor mu? Şunu diyor: "Ey kullarım, muhakkak biliniz ki, ben zulmü kendime haram ettim. Sizin aranızda da zulmü harâm ettim. Öyle ise, birbirinize zulmetmeyiniz. Eski Ahitde, Yeni Ahitde,  Mezmurlarda ve Kutsal Kuran’da sadece tek bir haram var. Bu bir hadisi kudsidir. Kadir-i Mutlak Allah şöyle diyor: ”Tüm milletlere tüm kutsal kitaplarda tek bir şeyi haram kıldım. "Ey kullarım, muhakkak biliniz ki, ben zulmü kendime haram ettim. Zulümden müteâli ve münezzehim. Sizin aranızda da zulmü haram ettim. Öyle ise, birbirinize zulmetmeyiniz.”

 

İncil’de, Tevrat’da, Zebur’da ve Kur’an’da tek bir haram var. Değiştirilemeyecek bir haram. “Ben kendime haram ettim zulmetmeyi” diyor Allah. “Sizler de birbirlerinize zulüm etmeyiniz. Bu sözümü tutmalısınız. Eğer bu sözümü tutarsanız dünyanız Cennet olur.” Ancak herkes birbirine zulüm etmeye çalışıyor.

Eğer ellerine küçücük bir fırsat verseniz, etraflarını fesada verirler. Bu Şeytanın nazariyesidir. Şeytan diyor ki: “ Yapın! Zulüm edin! Edebildiğiniz kadar edin! Öldürün! Hurdahaş edin! Ayaklarınızın altına alın! Diğer insanları, fakirleri, zayıfları ayaklarınızın altına alın!” Evet, bu şeytandır işte!

 

Ancak, Allah diyor ki: “ Hayır, ben kendime haram ediyorum zulmetmeyi.”

 

İslam nerede? Ey müminler, o nerede?  Şöyle diyorlar: “ Biz Müslüman savaşçılarız.”

 

Bu nasıl savaştır? Allah bunun hesabını soracak. Bunu ağır bir şekilde cezalandıracak. Vahim bir ceza olacak!

 

Önce benim egom gelir sonra diğerlerinin ki! Herkesi ayağımın altına alıp zulüm edeceğim.

 

Mehdi A.S. geliyor!

Allah bizi peygamberimizin yüzü suyu hürmetine affetsin!

 

Bu tüm Müslüman milletler için yeterlidir. Tüm Müslüman yerlere ulaşır. Bunu anlamazlarsa, onları ayaklarımın altına alırım. Ben zayıfım; ancak zayıf olup olmamam önemli değil. Kadir-i Mutlak Allah isterse görünmeyen yaratıklarını beraberine verir ve de onlar insanları tir tir titretirler.

 

“Ne oldu?”

“Ey şeyhim, duymadın mı? Kuş giribi!”

“Kuş gribi nedir?”

“Sen nerede yaşıyorsun?”

“Dünya’da yaşıyorum. Bu nasıl bir şeydir (virüstür), görmediniz mi?”

“Hayır, görmedim, ama insanlar bunun kuş gribi olduğunu söylüyorlar ve bu yüzden kuşları öldürüyorlar!  Tüfek, bomba, roket kullanıyorlar… Bizler, civcilerden, tavuklardan ve diğerlerinden korkuyoruz!”

“Onların silahları var mı?”

“Hayır, silahları yok ancak biz korkuyoruz işte. Onları yakalayıp, öldürüyoruz ve sonra yakıyoruz…”

 

Allah, bir şeyi yapmak isterse bunu nasıl yapar? Bana bakmayın, ben çok zayıfım, ancak bu bakteri de çok küçük. Eğer milletler böyle bir şey yaparsa ve milyonlarca kuşu itlaf ederse, Allah her şeyi yapabilir!

 

Allah’ın laneti gökyüzünden gelmeden dikkatli olun. Eğer gelirse buna karşı durulamaz ve koruyucu da olmaz!

 

Doğruluğun savunucusu olmaya çalışın. Bu sayede emniyette olursunuz! Eğer şeytanın nazariyelerini savunursanız, öldürülürsünüz!

 

Allah bizi affetsin.

 

El Fatiha!

 

 

 

 

 

 

 

[ Orijinal Ingilizcesi: www.naqshbandi-berlin.org ]   [PDF]   [ Aktüel sohbetler ]