Sultanın Kulları
Güzel, Etkileyici ve Nurlu Olmalı!
28. Şaban 1428 / 9. Eylül 2007
Mevlana Şeyh Nazım
Hakkani, Lefke, KKTC
Bismillahir-Rahmanir-Rahim

Esselamun aleyküm!... Hoşgeldiniz!
Yüce Allahın ve Onun Meleklerinin Rahmeti ile, hoşgeldiniz!
Hoş karşılanmış insanlardan
olmaya calışın! Onlara, bu hayatı ebedi hayat için
bırakırken, melekler gelip ebedi hayatın
kapılarını açıp, Hoşgeldin, iyi kul! diye davet
edecekler.
Euzu billahi mineş-şeytanirracim
Bismillahir Rahmanir Rahim.
Ya Rabbena, leke-l hamd!
Hamden daima maa kuludik!
Ve selatu ve selamu ala Seyyidina Muhammedin ve ala
alihi ve sahbihi,
hakka kadrihi ve mikdarihi l-azim!
Ey insanlar, af dileyin! Herkezin Yüce Allahdan af
dilemeye ihtiyacı var çünkü bir şeyler yapıyoruz Meded, ya
Ricalallah kulluğumuz pek aziz değil. Bizim yaptığımız
kulluğumuz kul olmanın alt sevyesinde ve bizler tüm gücümüzü ve
çabamızı dünya için veriyoruz!
Bu balaun azim... Bu belanın en büyük nedeni: Dünya
için yaptığımızı, Yüce Allah için yapabilsek, bu dünya
cennet gibi olurdu. Ama inananların yaptığı zayıf
itaat veyat kulluk! Ginede şöyle diyorlar: Biz iyi kuluz! Sen bir iyi
kul olduğunu söyliyemessin! Hiç kimse iddia edemez! Hiç kimsede hiç bir
yetki yoktur ben iyi kulum demeye. Herzaman bakıp şöyle söylemeniz
gerekir: Ya Rabbimiz, bizim hiç bir zaman Sana ibadet etmeye gücümüz
yetmiyor!
Bir zaman Hazreti İsa gidiyormuş, her zaman
giderler.. çünkü Peygamberlerde İlahi nur bulunur göklerden
ışıklandırılmış olan ve bu
ışık veyat nur onların yüzlerine yansır... Rabbine
ibadet yapmaya çalışan sıradan insanlarında yüzlerinde ışık
veyat göklerden gelen nur gözükmeye başlar...
İnsanlar güzel yüzlü veyat etkileyici veyat
nurlu gözükmeye çalışırlar yanlız kimin için? Başka
insanlar için! Herkez diğer insanlara aman nede hoş insan.. nede
güzel hanım! şeklinde gözükmeyi severler. Maddi yöntemler
kullanıp kendilerini güzel ve etkileyici gösterirler. Olamaz!
Güzellik veyat etkileyicilik göklerden veyat Yüce
Allahdan gelir, O dur Kendi kuluna İlahi nur veren ve Yüce Allahdır
Kendi kullarını nurlandıran!
O sever Kendi kullarının güzel görüntülü
yüzlerle gözükmelerini. O sever bunu! Her hangi zengin insanların veyat
sultanların veyat kıralların veyat imparatorların askerleri
veyat kulları arasında çirkin yüzlü, karanlık yüzlü
olanını bulamazsınız. Onların hepsini çok güzel ve
etkileyici ve bir kahraman görüntülü ve yüzlerinde İlahi nur ile görürsünüz!
Sultanlar böyle insanlar kullanırlar
çevrelerinde.. kıralın veyat Sultanın kadrolarında bulunan
her birisi iyi yüzlü ve nurludur, nefret ettiren değildir. Nefret edilen
değildir! Hayır! Herkez onlara bakınca kalplerinde
hoşnutluk hiseder ve Sultanlarına karşı sevgileri ve
bağlılıkları artar. Bu çok önemli! Ve Yüce Allah, O çok
sever Kendi kullarını mümkün olduğu kadar güzel veyat etkileyici
görünmelerini ve yüzlerinde güzellik ve nur görünmesini.
Yanlız böyle insanlar bizim
zamanımızdan önce vardılar, ozaman onların bir çoğu
göz önündeydiler ama şimdi bu tür insanlar hepsi, her biri saklı. Saklılar...
Öyleki şimdi o kadar çok çirkin yüzler..! Çirkin yüzler!.. Yüzlerinden
karanlık saçıyor!.. her yeri saran.. ve hepsi diyorlar: Biz İlahi
Hizmet peşindeyiz! Olamaz! Olamaz!! İlahi Hizmete ayit olanlar
nurlu olmalı, insanların kalpleri onlara doğru çekilmeli. Bu
yüzden, mümkün olduğu kadar çok zaman, belkide zamanımızın
tümünü Yüce Allahın İlahi Hizmetine vermeliyizki, heybetli gözükesiniz,
üstünüze şeref ve yüzlerinize nur gelsin.
Hazreti İsa geziyordu... tüm Peygamberler
geziyordu çünkü insanlar çoğunlukla cehaletde. Cehaletde olanlar hemen
Şeytanın ilan ettiği bir şey duyunca koşarlar: Oh,
bir meşhur pianist gelmiş.. bir meşhur profesör.. bir
meşhur böyle ve şöyle... hemen koşup görmeye, onlarla
buluşmaya.. Yanlız bir ermiş insan için saçlari bile titremez,
oynamaz, eh derler.
Bu yüzden bakarsanız, her gün televizyonda
görüyorsunuzdur, bazi insanlar geliyor ve yüzlerine bakınca, yüzlerinde
hiç bir şey yok, yanlız belirtiler.. Şeytanın belirtileri
şu adamın veyat kadının üstünde! Bunlar şimdi
şarkı söylemeye veyat enstrümanların çalmaya
başlayınca ohhh, binlerce insan ayağa kalkıp sonra
oturuyorlar.
Bu demekki, insanların çoğu Şeytanın
hizmetinde olmaya doğru gidiyorlar. Her şeyi Şeytan için
yapıyorlar, Allah için değil. Böylece bunların yüzleri çok, çok
çirkin ve sesleri çok kötü.. bağrıyorlar ve dans ediyorlar,
oynuyorlar.. ve bunu öyle bir kirli şekilde yapıyorlarki
Hazreti İsa.. çünkü insanlar başlardan ta
bugüne kadar Şeytan için olmayı seviyorlar. Sıradan insanlar
için şeytani insanların peşinden gitmek hoş geliyor..
Şeytani insanlar Şeytana ayit.. Hazreti İsa, Yüce Allah ona şandan
ve şerefden elbise giydirmiş ve kendi sırrında korunmuş,
Allah onu korumuş.
Bir kere gine gidiyormuş, belki ona ilgi
gösterebilecek insanlarla karşılaşır diye. Bir gün bir
dağlık bir yere varmış ve bakmış ve bir abid
görmüs.. abid demek, kendisini yanlız Rabbinin Hizmetine adamış
birisi... rahip gibi.. bunlar gerçek olanları taklit ediyorlar ama çok
uzaklar.. çok uzak.. bir yerde oturup ibadet eden adama raslamış. Hazreti
İsa sormuş: Sen kimsin? Ve buda cevap vermiş: Ya Hazreti
İsa! Sen niye benim ismimi sorarsın? Niye sormuyorsun benim sana
şimdi söylediğim gibi: Nasılsın burada, ya Hazreti
İsa? Niye böyle sormuyorsun ve nasılsın? demiyorsun. Ben senin
için sen Hazreti İsasın diyorum. Sen bilmiyormusun benim kim
olduğumu?
Oda buyurmuş: Evet, biliyorum yanlız ben
sana İlahi izin olmadan bir şey göstermeyi sevmem, yapamam. Bu yüzden
sana sen kimsin diye soruyorum.
Ve bu ibadet eden rahip veyat abid demiş: Bende
Rabbimin sayıf bir kuluyum.
Ne yapıyorsun burada? Peygamberlerin böyle
sordukları sorular talim için.. terbiye ve eğitim için..
Ben buradayım, Rabbime, Yüce Allaha bir
şey yapmaya çalışıyorum!
Ohhh! Kaç senedir buradasın?
Aşa yukarı 700 senedir buradayım.
Evin nerede?
Ben yanlız buradayım, bir ev hatta bir oda
yapmaya bile ihtiyacım yok, demiş.
Hazreti İsa sormuş: Kendine bir ev
yapmıyacakmısın? Yahu güneşden korunmak için veyat
soğukdan korunmak için bir
küçük evin kulüben olmasınmı? Burada okadar senedir yaşıyorsun. İklimler
değişiyor. Bazen
sıçak oluyor, bazen soğuk ve bazen yağmurlu, bazen
güneşli.. ihtiyacın yokmu senin?
Yok, zaman yok benim için! Hiç zamanım yok bir
şey inşa etmeye çünkü bana haber verildi.. Rabbimin bazi özel
kullarından. Bazı Peygamberler benimle görüşdüler ve bana iyi
öğütler verdiler ve benim yanlız 700 sene
yaşıyacağımı söylediler.. ve 700 sene okadar uzun bir
hayat değil. Bu yüzden benimde yeterli zamanım yok buraya bir
şey inşa etmeye!! Ben burada oturuyorum gece gündüz, güneşin
altında, karın altında, hiç yerimi değistirmeden.. ve
mutluyum çünkü hiç zamanım yok bir ev için bir taş bir taş
üstüne koymaya... der.
Sonra Hazreti İsa şöyle buyurur: Oh, budur..
bu gerçek olanlardan biri, çalışıyor ve elinden geldiği
kadar kendi Rabbini kendinle memnun etmeye çalışıyor!
Bu çok önemli hedef insanlar için, kendi Rabblerini
kendilerinden memnun yapmaya çalışmak. Yanlız insanlar
kaçıyor.. ve kendileri memnun olmayı diliyorlar! Eğer birileri
kendi Rabblerini memnun etmekten kaçarlarsa, hiç bir zaman ömürlerin boyunca
hoşnut olamıyacaklardır! Bu İlahi Hüküm: Kim Beni memnun
etmeye çalışırsa, onunla memnun olurum, bu kulu ömrünün boyunca
mutlu ve hoşnut kılarım! Kim Bana memnuniyet verirse, Ben o kula
her zaman hoşnut olmasını nasip ederim.
Bu hiç değişmiyen denge, bilinmesi gereken,
üstünde çalışılması gereken!
Ohh, der Hazreti İsa ve aynı böyle
yapar... Sen diyorsun, Ya Rabbimin kulu, diyorsunki yanlız 700 sene
yaşayacaksın ve bir basit kulübe bile yapmaya bakmıyorsun...
şaşıp düşünüyorum, Ahir Zaman yaklaşır, Yüce
Allah Peygamberlerin mührünü, Seyyidina Muhammed sallalahu aleyhi ve sellemi
gönderirse, onun ümmetinde yaşlar 60 veyat 70i çok fazla geçmiyecek. Çok
az kişiler kalkınıp Nemrutun yaptığı gibi, öyle
bir binalar inşa edeceklerki, kule gibi binalar yapmaya
çalışacaklar. Subhanallah!
2000 sene önceki haberler geliyor, bana böyle bir
ilim olarak ulaşıyor... Subhanallah! - Hayret etmiş olarak Hazreti İsa buyurur:
Sen böyle diyorsun ve Peygamberlerin mührünün (s.a.v.s.) ümmetinin ömürleri 60
ile 70 sene arasında olacak. Sen ne yapardın eğer senin ömrün 60
ile 70 sene olsaydı?
Ya Hazreti İsa! Ya Hazreti İsa! Bu zaman içinde
ben Allahu ekber deyip kafamı koyar, İlahi Huzurda Onun sonsuz
Şerefi için eğilirdim, bir secde yapardım ve öyle Ölüm
Meleği gelip ruhumu alana kadar kalırdım! Başka hiç bir
şey yapmazdım!! Yanlız bir secde ve bir eğilmede biterdim!
Böyleleri Mahşer Günü gelince secde halinde olacaklar! Subhanallah!
Şimdi insanlar ne yapıyor? Çok doyumsuzlar.
Rabblerine çok kısa zaman bile vermeye, eğilip Onun için bir secde
yapmaya doyumsuzlar!
Nedir sizin görüşünüz veyat düşünceniz? Ne
diyebilirsiniz? Nasil bir büyük olay ile karşı karşıya kalacak
21inci yüz yıllın insanları? Ne söyliyorsunuz??!... Yanlız bela!
Yanlız bela! Yanlız bela takii!!! Şeytani bırakıp geri
dönünceye kadar! Sonra gelir hayırlar...
Ey insanlar, kendinize hakim olun! Rabbinizin
Haklarını vakitlerinde verin! Kimseden korkmayın! Ibadetlerinizi
yapın ve kulluğunuzu mümkün olduğu kadar tamamlayınki,
kendinizi Rabbinizin İlahi Koruması altında bulun! Hiç bir
şey size dokunamaz! Hiç bir şey size ne burada nede Ahrette zarar
verebilir!
Peygamberlerin Mührinin şerefine.. söyle: Estağfirullah!
Estağfirullah!
Tübna ve recena ileyke, ya Rabbena!
Bi hürmeti men enzeltehu aleyhi Suretu l-Fatiha.
[
Orijinal Ingilizcesi: www.naqshbandi-berlin.org
] [PDF] [
Aktüel sohbetler ]