EVLİYALARIN GÜCÜ
İnanmayan
kimsenin yalnız kafası çalışır,
inandığı vakitte, kafaya kalp takviye eder. Allah
nurlarını artırır. Bir zaman gelecek ve teknolojiye ihtiyaç
kalmayacaktır. Adem (a.s.) yeryüzüne indirildiğinde, onun yeryüzünde
dolaşması öyleydi ki adımını attığında
ufka ayağını basardı. Ayağını
bastığı yerde şehir oluştu. Nerede namaz kıldıysa
orada mescid oldu. Bu, en azından o zamanki müminlere olacak olan
keramettir. Adımını meddül basardı, yani gözünün
yetiştiği yere kadar basmak. Ondan ilerisi tay sahiplerinindir.
İstediği anda maşrıkta olabilir. Gözünü yumup
açtığı anda Tokyo'yu mu istiyor, Tokyo'dadır,
Amerika'yı mı istiyor Amerika'dadır, şimal kutbunu isterse
oradadır. Hiçbir engel yoktur.
Keramet
babından olanlara yedi yerde ruhani kuvvetiyle görünmesine salahiyyet
vardır. Aynı anda yedi mecliste aynen bulunabilir. Yedinin üzerinde
yetmiş yerde bulunacak olan da vardır. Yedi yüz yerde bulunacaklar
olduğu gibi yedi bin yerde bulunabilenler de vardır. Yetmiş bin
yerde ve daha üzerinde yedi yüz bin yerde aynı anda kendi ruhani
kuvvetiyle cismani hayat ile görünebilecek kimseler de bulunur. İnsan
acayiptir. İnsan Cenab-ı Hakk'ın halifesi olarak yaratıldığı
için onun küçük görülmemesi gerekir. İnsana giydirilen rütbe hakikaten
büyüktür. Bizim cirim olarak yani bu alemde tuttuğumuz hacim itibariyle
hiç önemimiz yoktur. Lakin insanın taşıdığı mana
ile önemi, kainattan büyüktür. Onun için inanmakla fayda vardır.
İnandığınız derecede size kuvvet verilir.
Bilgisayarlar verilen bilgiyi zaptediyor. Evliyaullah'ın verdiği
elbette ki bilgisayardan çok kuvvetlidir. Binaenaleyh, bir kimseyi bir defa
gördüğünde içeriye almaktadır, bitmiştir. İçeride
mevcuttur, kaydı vardır.