Din Nasihatdır! Dinleyen Kurtulacak!

 

27. Rebiyülevvel 1429 / 3. Nisan 2008

Mevlana Şeyh Nazım Hakkani, Lefke, KKTC

 

Bismillahir-Rahmanir-Rahim

 

 

Euzubillahimineşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim

La havla vela kuvvete illa billahilaliyyilazim

 

Bu bir sohbettir. Hoşgeldiniz. Hayırlan geldiniz. Hayırlan dönersiniz.

 

Medded Ya Sultanul Evliya! Medded Ya Ricalullah!

 

Aleyhisselatü ve selam Efendimizin sözü mübarek kelamı.. Din nasihatdır. Dinin manası insanlara nasihat edip gidicekleri yolu göstertmek. Peygamberler niçin geldi? Yer yüzüne indirilmiş olan Adem oğulların nasıl yapacaklarını öğretmek için gönderildi Peygamberler?

 

Din Peygamberlere insan oğlunun nasıl yaşıyacağını ne yapacağını bildirmek için gönderildi. Onun için din nasihatdir. Nasihatlan insanlar ne yapacaklarını öğrenirler. Değilse ormanda dolaşan vahşi hayvanlar gibi dolaşırlar. Kendi kendine zarar verirler. Hayır etmezler.

 

Şimdi bizim burada beş on kişi buraya toplanıyor. Uzakdan yakından gelen kimseler birşey bilmek için birşey öğrenmek için geliyorlar. Bir çölün içersine düşen adam bir sahrada kalan adam ne tarafa gideceğini bilemez. Bir delil ister. Onun için büyükler öyle söylemiş. Delilsiz cennete girilmez! Delillen gireceksin! “Yok ben bilirim.” Iyi git sen bil. Git! Öyle herkez birsey bilecek olsaydı Peygamberler var olamazdi. Allah Celle Celaluhu Peygamberler gökyüzünün emrini burda yaşıyan insanların nasıl yaşıyacaklarını o gökyüzünün emri üzerine teblih eder bildirirler.. tabii karinca kaderince. Şimdi büyüklerin ortadan kayıp olduğu zamandır şimdi. Eskiden alim ulemalar vardı. Yol gösteren insanlar vardı. Onları yetiştiren müheseler vardı. Şimdi hiç biri kalmadı. Hepsini kapatdılar.

 

Selayetsiz kimseler konuşuyorlar. Söyleyip duruyorlar. Lakin kendileri gidecekleri istikameti bilmez uydurmadan söyler. O şeytanda var onda boyla. Şimdi bir yenisi var orda. Neredir bilmem. Hiç bir şeyin içinde yok. Her şeyi bozmak için çıkmış o adam oraya. Millet o zaman bu okumuş adamdır, bu bilmem mekteb bitirmiş adamdır, bu bilmem nerde okumuş gelmiş zanederler herşeyi biliyor, söylediğine uyalım. Hiç bir şeyin içinde yok. Nasıl bileceksin.

 

Eh şimdi bu bizim yerimizede tabii yetişen Allah yolunu gösterecek insan yoktur. Öyle bir hale düşürüldük ki, kendi kitabımızı okumak yasak. Bütün dünyaya bütün insanlığa nur verecek, veren Allahın kitabını okumak yasak, okutmak yasak, öğretmek yasak. Eh nasıl olacak o vakit?

 

Zibil olduk zibil!! Zibil dediğimiz çöp. Süpürüp atacaklar şimdi.

Burada tabii siz uzakdan yakından gelen müslümanlar. Burda çorba içmeye gelmiyor. Yediğiniz içdiğiniz şeyler Allaha şükür var. Yani burda yemek yemeye gelen adam yok. Dervişhane bir yerdir burası. Lakin asıl maksat kendileri insanların takmin olunmadıkları bir zamanda bulunduğumuz için ne yapsalar takmin olunamıyor, rahat edemiyor, huzur bulamıyor, huzurlu bir hayat eline geçmiyor.

 

Kendi huzurunu arasa hükümetler yasak diye çıkıyor. Kendi evlerinde huzur arayım derken karısı huzurunu bozuyor. Karısı huzur yapayım derken erkeğin huzurunu bozuyor. Ana buba huzur içersinde olalım derken çocukları huzurlarını bozuyor. Ve insanlar ne yapacaklarını şaşırmış halde sağa sola koşturuyor.

 

Ne iş yaparsın?? Işimiz şu bu.. Peki..

 

Ne için çalışırsın?? Hayatın gayesini bildinmi?? Nasıl olduda bu dünyada göründün veyat bulundun? Bunu sorsan cevabına kadir değiller. Eh işte nasıl olsa bulunduk. Bir sene evel yoktuk ama şimdi varız. Bir seneden sonra yokuz. Yahu iki yokluğun arasında varlıkda göründün. Iki yokluğun arasında görünen bir varlık oda yok demek. Şimdi koşturursun. Dünkü yokluğunu düşünemiyorsun. Önde gelecek olan yokluğuda göremiyorsun. Orta yerde kapişiyorsun, kavga ediyorsun, muharebe ediyorsun, düşmanlık yapıyorsun. Hedefin yok. Uydurma hedefin içinde önüne geleni yıkıyorsun.

 

Eh sonunda bakıyorsun hedef diye gördüğün şey şarapmış. Çöllerde uzaktan bakıldığı vakitde böyle su dalgaları gibi olur. Şarap derler ona. Tabii çölün susuzluğunda telef olmaya hazır olan kimse, tabii o suyun işaretini görüyor orda. Dalgalanıyor. Öyle olduğu vakitde gideyim üzerinede bu suya yetişeyim telef olmakdan kurtulayım der. Oraya bütün gücü ile oraya gider. Birde bakarki su yerine çöl var. Su yoktur. Çöl vardir. Nereye döneyim der şimdi. Ben şarap olan bir şeyin arkasına düştüm. Vakit akşam oldu. Yani ömrümüzün sonu geldi artik. Ne tarafa döneyim diye şaşkın kalıyor. Zanediyorki o görüntü bir hakikatdır ve o hakikatdan bir kendisine pay alacak hazinedir. O hazinede pay alacak.

 

Birde bakarki kendisi karşısında Ezrail aleyhisselamı bulur. Ne için geldi?? “Seni götürmek için geldim.” “Nereye götüreceksin??” “Inanmadığın aleme götürecem seni, çünkü dünyada yaşadın şarap arkasına düşdün, hakikati bıraktın şimdi vaktin doldu. Seni inanmadığın hakikat alemine götürüyorum.” Teslim ol der. “Olmam!” derse. “Ellerine, ayaklarına zincir vurunuz!” Kudret zincirlerinle baglarlar, kımıldıyamaz hale gelir. “Heeeh.. heeeh.. heeeh” demeye başlar. Içeriye nefes alamıyor artık. Dısarıya geliyor. O birgün insanların başına gelecek. Hayatın gayesini bilmiyen adam sonunda böyle perişan gider.

 

Onun için din insanlara bu alemde ne yapacaklarını göstermek için, öğretmek için, bildirmek için gönderilmiştir. Lakin şeytan insanların düşmanı derki: “İnanma! İnanma böyle şeylere. İnanmayın. Daha inanıyormusunuz? İnanmayın.” İnanmıyalım ne olalım? Laik olalım. Hahaha. Laik olalım. Çok iyi bu laikler ölmezmi be? Kuyruğu titretir. Ölmez onlar. Kuyruğunu titretir.

 

Dünya kuruldu kurulalı 124000 Peygamber geldi. Allah var! Peygamber var! Kıyamet var! Ahiret var! Cennet cehenem var der. Şimdi zırp çıktı adamlar geldi. Laikiz diyor. Ne laiki be? Birsey inanmayız. Ya??? Bugün inanmassın yarın Azrail pençesini böyle pençesini senin sinene vurduğu vakit.. ah vah.. Aklını kullandınmı?? Aklını kullanmadın!

 

Eh.. şimdi bir alet varmış. Teyyarede o aleti koyarlar. O teyyareyi süren şöför böyle kestirir. O alet onu götüreceğine götürürmüş. Sonra böyle yapar.. Kalk yetiş. Cinleniyorum.. Ha cinleniyor.. Iyi ozaman dümen tutmaya.

 

Yahu tayyarenin tayyareye kumando eden bir sistem var. Bu insan oğlunu idare edecek bir sistem yokmu?? Bomboşmu yaratıldı bu insanlar? Yokmu bunların içersinde onları sevk edecek idare edecek bir kuvvet yokmu?? İnsanlar kendi elleri ile yaptıkları koca bir tayyareyi bir alet koyup kendileri böyle istiharat eden, o alet gidecekleri yere götürür indirirde.

 

Bu insan oğlu yani boş bir kafesmidir?? Teyyarenin gideceği bir hedef olur. İnsan oğlunun gideceği hedef olmazmi yahu?? Ne gavurlukdur bu?! Ne kafirlikdir bu!! Ne azgınlıkdır bu?!!

 

Onun için din işte o aletdir. Teyyareyi oraya kumanda mekanizmasıdır o. Oraya koyar o. Kendisi rahatını alır. İnsan oğlunun kumandasıda dindedir nasihatdadir. Nasihatı kalbine koyduğun vakitinde, o nasihat seni idare eder. Yapacağını edeceğını sana tarif eder. Sen yanlız onun arkasına gidersin.

O kumandayı insanların kalblerine koyacak olan kuvvet insan üstü gücleri olan ve gökyüzünün semavatın Rabbisine doğrudan yetişen müstesnan kimselerin tertibileri o kumando sistemi senin kalbine konur.

 

Nasihat dinleyen adamın kumando ordadır şimdi. Bu insanlara ne yapacaklarını nasıl yaşıyacaklarını nereden kalkıp nereye koyunacaklarını tarif eder talip eder. Onun için Peygamber sözü. ”Din Nasihatdir!“ Üstüne yüz cilt kitab yazsan gine manası bitmez. Bin cilt kitab yazsan gine bitmez!!

 

Hayatın her safasında bu nasihat hazırdır. Kapalı tutarsan başına gelecek var. Acık tut onun kumandasına tabii ol. Dünyada rahat edersin. Selametle iner, selametle konarsın. Selametle dünyadan çıkarsın, selametle ahiret avzına ayak basarsın.

 

İşte bütün mesele bundan ibaret. Lakin insanlar o kumanda sistemi o aleti çalıştırmıyor. Şeytan diyor: “Ne luzum var be. Senin aklın yokmu? Ne koyacan aleti oraya? Kendi aklınla işini gör.”

 

Ha kendi aklınla işini gören başı aşağa gider. Din nasihat. Bütün Peygamberler nasihat etti. Çünkü insanoğlu azgındır. İnsanın nefsi azgındır. Serkesdir. İnantcıdır. Kolay kolay teslim olmaz. Çok Peygamberlerin arkasına düşüp ona iman edenler bazıların parmakla sayılacak olanları vardı.. Peygamberler var diyor.. kiyamet gününde iki kişi ümmeti mahşere gelecek.

 

Koskoca Isa aleyhisselati selam 12 havare iman etti, bir taneside münafık çıktı. Dünyayı zelzeleye velveleye veren kayınatın iftihari bütün insanlığın meda ve iftihabi olan Allahın sevgili kulu Efendimizin aleyhiselatu ve selamin getirdiği din ayakda duruyor şimdi. Öteki hepsi gününün niyadını doldurmuş birşey e yaramaz halde.. hiristiyanların dini o alçaklar. Bu Avrupada alçak herifin biri dil uzatmış. Dili çekilsin!! Islam’a tan edecek Peygamberimize selatu selam olsun ve Efendimizin adını abdest al sonra söyle.

 

Eh müslümanlar ayağa kalktı. Sunu yapar. Bizim Atalarımızın bir sözü var. “Niçin?? Kıskanıyorlar!!” Müslümanları kıskanıyorlar. Türkiyenin içindede Müslümanları kıskanan çok. Ektikleri küfür tohumu çürük, uydurma, çıkmadı. Çatlatan patlatan o. “100 sene var bu Müslümanlığın kökünü kurutalım diye uğraşıyoruz. Nasıl bu??”

 

Bazi defa silah geriye teper. Senin ektiğin bozuk tohummuş. Güvelenmiş. Arpa buday eksen çıkarmı? Çıkmaz! O göbeciğinde sır var onun. o sırrı zanederse.. bunların zaten ne sırrı var ne sır sözü var. Hepsi bir yere yaramaz.

 

Okadar uraştik diyor biz. Bu bizim boyayı tutturalım. Aman, ne yapalım? Bizim boyamız bir yağmur yağdı, hepsi gitti çıktı. Çıktı meydana. Takke düşdü, kel göründü cinsinden.

Ne iş bu iş yahu?? Ne iş bu iş??

 

Bir sihirbas dedikleri bir cambaz gelmiş Bursaya. Bunu yapıyor bunu gösteriyor. Ve bir son limarasıda diyor, bir su borusundan geçermiş. Bütün millet şaşırıyor. Nasıl geçiyor bu?? Büyük Şeyh Efendi Hazretleri Abdullah Efendi demiş gidip bakalım. Bu cambaz sihirbas ne halt eder. Yerine oturmuş o Şeyh Efendi Hazretleri. Şimdi o bütün limaralı bitirdi. O kükünün (borunun) içersine girdi. Şeyh Efendi Yasin-i Şerifi tersinden okumaya başladi. İki ayet okudu. Bütün millet bir bağırma bir cağırma. Kükün içersine herif böyle üstleniyormuş meher. Lakin göz bağı ile içinden geçer zanediyormuş. 

 

Bir kisi çıkar oldu. İleri gitme!! Allahınla muharebeye çıkma!! Allahınla kim muharebesiyse kahır oldu rezil oldu!! Firavunu suya zark etti!! Af kavmini yerden kaldırıp yere vura vura toz duman etdi. Nemrudu sivri sinekler helak etti!!

 

Simdi sinek çok büyük.. simdiki azgınları isterim kuş giribi değil buş palası tutsun kendilerini buğazları kapansın böyle tepinerek gebersinler. Şimdi İslam’a karşı Allahın dinine karşı edepsizlik yapıyorlar şeytana uyuyorlar. Allahın ile muharebeye çıkma!!

 

Biz boyadık gösterdikki yem yeşil!! Sonra ne oldu yem yeşilken bir yağmur düşdü hepsi çıktı. Şimdi yaptıkları o açıkları nasıl yapalım. Millet gördü artık. Borunun içinden geçmeyip üstünden geçdiğini gören size inanırmı?? Ne yapacak? Yapacağını bilir.

 

Bu dinin sahibi varmi?? (Var!!) Bırak!! Bırak benim onlara yapacağımı yapayım. Bütün aleme ibret olsun! Bütün aleme ibret olsun! İslama kim hucum ettiyse, bütün insanlara ibret olsun. O hayin kafir. O hollandamı ne havsadadır. O alçak. İslamın hakikatı meydandaya, geliyor. Görüyor. Kendi dinlerinin artık boyası foyası meydana çıktı.

 

Hiristiyanlağa inanan kalmadı. Lakin insanlarda inanç iktiyaçdır. İnanmayı istiyorlar. Öyle olduğu için şimdi Islam Avrupanın içersinde yayılmaya başladı. Açılmaya başladı. Şimdi telaşda. Ne yapacağını şaşırmış. Deli gavur birşeyler yazmış. Bütün millet ayağa kalktı. Yok hiç kalkma. Yanliz bir yazı yaz.

 

Ağır bir sözdür o, ama yerindedir: ”Köpek pok yemeklen deniz pislenmez!” Böyle lafa yaz göster pezevenklere!! Yetişir... Süpüreceğim inşallah. Köpek pislik yemekle deniz pislenirmi??

 

O kafir bir şeyler yazmış. Yazdı çizdi. Sokaklara dökülme! Yap tayar: Köpek pis yemekle deniz pislenmez. Alsın payını. Onunla beraber olanlarda payını alsın. Uydurma hiristiyanlar payını alsın! İslam ayaktadır! İslam yere düşmez!! İslamı ayakta tutan kimdir bre?? Allah Subhanu ve tuala!!

 

Buyursun hodri meydan! İbrahim Peygambere, “Nerde askerin?”, diye Nemrud cağrıyor. Askeri geliyor. Evet Rabbimin askeri yaklaşıyor. Git karşınada muharebeye hazır ol. Nedir bu asker?

 

Uzaktan bir karaltı görüldü. O karaltı vızıldıyarakdan sesi ziyade olup uhultuyarakdan gelmeye başladı. Zaten o sivri sinek bir tanesi gelsede vız dese insanı şaşırtır uykusunu kaçırtır. Nedir kaldı milyonlarca geliyorda vızıltıyla. Ne halt etmiş, haşa mine husu. Bu sesi geçen teyyare varmış. Onun vızıltısı uhultusu nerde kaldı.

 

Yaklaştık, yaklaştı, yaklaştı indi üzerlerine Nemrudun askerinin zirflerinin içersine. O sivri sinekler toz gibi üzerlerine çöktü o zirflerinin aralarindan girip o askerlerin etlerini yiye yiye, yiye yiye, iskiletleri kalıp düşüyorlarmış, iskiletleri kalıp düşüyorlarmış.

 

Cenabı Hakk şimdi, sivri sinek çok büyükdür bu azgınlara. Virus derler mikroskopda göstermez onu. Cenabı Hakk tam lüzüm buyurmaz sivri sinek göndermeye. Şimdi bu virus dedikleri şimdi buş nezlesimi buş giribinin yerine azgınlar giribi getirecek. Bu virusu yaratan başka türlerini saldırtsa ne yapacaklar??

 

Onun için din nasihatdir. O yüzden azgınlaşma!! İşini bitirecek bu azgınların Cenabı Allah. Kıbleleri olmıyanlara hakkil kıble nerde diye gösterecek!! Ahiret varmi yokmu diye kavgasını edenlere gösterecek! Geliyor yaklaşıyor vızıltısı. Şimdi birbirlerine düşürdü onları. Birbirleriyle cenkleşecek sonra virus da yiyecek kendilerini.

 

Allaha sığınırız. Allah nefsimize bırakmasın. Bunu söylüyorum, kendi nefsimede nasihat ediyorum sizede. Dinleyen kurtulacak. Dinlemiyen kendi bilir kendi çeker!

 

Ya Rabbi sen bizi af eyle!

 

Ya Rabbi doğru yolunu bize nasip eyle!

 

Ya Rabbi bizi küfür zulmetli yollarında bırakma!!

 

Senin gönderdiğin aydınlıkta aydın kullarıylan beraber dünyada ahiretde harşne nerşne eyle.

 

Habib Ekremin hürmetine. Ve hürmetil Fatiha!

 

 

 

 

 

 

 

[ PDF:   http://www.naksibendi.net/sohbetler/Din-nasihatdir-dinleyen-kurtulacak.pdf ]

 

[Audio:  http://www.naksibendi.net/sohbetler/SeyhNazim03-Nisan-2008.mp3 ]

 

[ Aktüel sohbetler ]